Pages

Gezme Tozma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezme Tozma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Kasım 2016 Cuma

BURSA 2. DURAK

Çanakkale gezimizin 2. günü Bursa'ya uğradık. Çok vaktimiz yoktu sadece Ulu Cami civarını gezebildik. Bursa'ya ilk kez gittim ve çok beğendim. Hep mi böyle bilemiyorum ama Çanakkale'nin rüzgarından sonra havası çok güzel geldi.




Osmangazi ve Orhangazi türbesi


Gözetleme kulesi...
Kayra ile yaptığımız bu gezi sonrası neredeyse hiç fotoğraf çektirmeyen ergenimle birsürü birsürü fotomuz oldu.


Nisoşum bu fotoğrafa bayılıyorum.




Emineciğim yükseklik korkusu yüzünden burada aramıza katılamayıp bizi karşıdan izlemekle yetindi.



Bundan sonra Ulu cami fotoları











Ve finali tabiki İskender yiyerek yaptık.


2 günlük güzel ve yorucu bir geziydi. Çorum'a dönünce ben de dahil bu ekibin yarısı hastalandı maalesef... 
Çorum Belediyesine tekrar teşekkürlerimizi iletiyoruz.



16 Kasım 2016 Çarşamba

ÇANAKKALE GEZİSİ



Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor...

bence her duyduğumda içimi sızlatıp gözlerimin sulanmasına sebep olan Çanakkale Savaşının özeti en güzel dizeler... 






Çorum Belediyesi son birkaç yıldır ücretsiz Çanakkale Gezileri düzenliyor. Biz de eşimle hep niyetleniyorduk ama arkadaşlarımla gitmek kısmet oldu. Eylül ayında altı arkadaş ve biri benim büyük tosbağam Kayra ve arkadaşı Nisa olmak üzere yola çıktık. 

12 Haziran 2015 Cuma

AYDER YAYLASI - FIRTINA VADİSİ


Karadeniz Gezimizin 2. günü soluğu Ayder Yaylasında aldık. Allahım ülkemize döndüğümüze hiç bu kadar sevinmemiştim. (Kaç kere yurt dışına çıkıp ülkeme döndüysem:))


Önce Fırtına Vadisinden geçtik (Sevdaluk dizisinin çekildiği yerler). Çay bahçelerinin arasında Fırtına deresinin aktığı bir vadi. Bu dere yaz kış böyle gürül gürül aktığı için Fırtına deresi denmiş. Rafting bile yapılıyordu.  Ormanın arasında öyle güzel bir manzaraydı ki anlatılmaz yaşanır. Otobüsten çok güzel resimler çekemedik maalesef. 
Burada yerleşim yerleri ve çay bahçeleri vardı ve kadınlar o dik yamaçlarda nasıl çay topluyordu anlayamadım bizi koysanız o dakika aşağıya yuvarlanırdık:))






Yağmur yağdığı için gözlerimiz kırpık:))


Ayder Yaylasından bir görüntü...
 Ortadaki beyaz yer su.. Dağların arasından bembeyaz öylece akıyor.



Ebrucuğum fırsatı kaçırmamış güzel bir poz yakalamış.



Şu ormanın yeşilliğine ve güzelliğine bakarmısınız. Resmen oksijene doyduk. Yağmurlu bir gün olmasına rağmen çok güzeldi



Karadeniz kadınlarının yerel örtülerinden aldık ben böyle bağlamayı tercih ettim korsan modeli:))



bu kulübede uzun yıllar yaşayabilirdim.


Bu kadar oksijen acıkmamıza sebep oldu arkadaşım "laz böreği yiyelim" dedi tabağıma gelene kadar börek beklemiştim bir gördüm şerbetli tatlı. Bir daha yememe ihtimalim yüksek, tatlı sevmeme rağmen peynirli olanlar benlik değil nedense künefe de buna dahil.


2 yerde karalahana çorbasına denk geldik bundan da birdaha almayayım maalesef:((


Ama kuymak ya da mıhlama denilince orada dur; yemelere doyamadık hatta evde de yaptım.




1 Haziran 2015 Pazartesi

BATUM - TİFLİS GEZİSİ


19 Mayıs haftası arkadaşımın düzenlediği Karadeniz Gezisi sayesinde Gürcistan'a gitmiş olduk. Gezimiz yorucu ama oldukça keyifliydi. Arkadaş grubumuzun iyiliği en büyük etken tabi.


15 Mayıs cuma saat 15.00 de Çorum'dan hareket ettik. Herkes eşofmanları giymiş saçlar fönlü gıcır gıcır.. (Kimsenin kaç saat yol gideceğinden haberi yok çünkü:)) 2 otobüs kadın, otobüs hareket eder etmez oyun havası konulup önce kurtlar bir döküldü gülünüp eğlenildi:)) (Allah bozmasın)


Karadenizde yolculuk yapmanın en güzel yanı bir tarafta deniz diğer tarafta bol yeşillik bir manzara ile seyahat etmek oluyor.


Bu yolculukta selfienin dibine vurdum desem yeridir. Hatta fotoğrafçılıkta sınıf atladım. Devamı gelecek:)) Burası Gürcistan sınırı arkada gözüken cami ise Türkiye, sabah ezan vakti muhteşem bir görüntüydü. 


Batum'dan enteresan mimariler.


Turu ayarlayan arkadaşım Demet herşeyi düşünmüş sağolsun. Zira bu yemekler olmasa hiçbirşey yiyemezdim gibi geliyor. Hatta kandil günü yola çıktığımız için helva bile yedirdi bize daha ne olsun.


Tiflisin içini otobüsle gezdik ve sadece 2 kilisenin olduğu bir bölgede durup kiliseleri gezdik. Duvarın üzerindeki rehberimiz.



Katolik bir ülke bu yüzden Hristiyanlığın izlerini heryerde görmek mümkün. 


Küçük kilisede düğün vardı gelin çok hoş ama tören enteresandı. Hiç alışık olmadığımız şeyler.



bu resimler büyük kiliseden, insanlar geliyor resimlerin köşesini öpüyor ama herkes, sonra da haç işareti yapıyor. Bunları izlerken arkadan bir ses " Hem kendileri çiziyor hem de tapıyorlar".  Başka bir Türk ailesiymiş gezmeye gelmişler... 



Kiliselere etekle girmek zorunluluğu var bu yüzden şal alın belinize bağlarsınız demişlerdi ama hiç sormadılar bizim muzur arkadaşlar da başlarına örtüp böyle bir poz istediler







İlk kez ayinlerin yapıldığı bir kilise gezdim. Hiç manevi bir haz hissetmedim. Herhangi bir camiye girdiğimde aldığım hazzın binde biri bile oluşmadı


Gürcistan gelişmekte olan aslında fakir bir ülke iyi yerleri vardır mutlaka ama kiliselerin olduğu yerden 2 dükkan çok virane geldi bana



O gün tesadüf ga.yleri protesto yürüyüşü varmış. Katolikler bu işe çok karşı oldukları için bu yürüyüşü yapmışlar ama etrafta hiç polis görmedim.



Gürcistan'a gitmek için nüfus cüzdanınız yeterli pasaport gerekmiyor. 15 TL. harç ödeyip sınırdan geçebiliyorsunuz. Şahsen bizi hiç aramadılar otobüsü arıyorlarmış. Çocuklar için değişik uygulamalar var. Bizim grubun tek çocuğunu geçirmediler mesela. Rusyanın yaptığı hiç bir binaya el sürmemişler fabrikalar bile terkedilmiş durumda bunu anlayamadım. Onların yaptığı evler bile virane. Batum güzelmiş ama gezemedik. Gideceklere tavsiyem karayoluyla gidecekseniz Batum'a kadar gidip gezip gelin sakın Tiflise gitmeyin. Eğer tiflise gidecekseniz havayolunu tercih edin. Gece hayatı meşhur bir ülke tavsiyem eşlerinizi yalnız göndermeyin:))

27 Şubat 2014 Perşembe

ANTİKA KOKULAR

2 hafta önce uzun zamandır gitmediğim arkadaşım Emine'de toplandık. Annesinin evinden birkaç parça antika getirip salonuna yerleştirmiş. Çok çok beğendim ne iyi etmiş. Bu arada anneciği rahatsız Allahtan bütün hastalara şifa diliyorum.
Antika deyince anneannemlerin Ankara Kalesindeki evi gelir aklıma. Hiçbirşey kalmadı keşke saklayabilseydik. Evin içi çok değişse de ben hep eski haliyle bakarım oraya...




Bu sürahi takımının mavisi vardı bizde ama ne oldu bilmiyorum hatta unutmuşum bunu görünce hatırladım.


Bu da başka bir sürahi takımı


Beni ençok etkileyen bu koku şişeleri ve kutusu oldu. Onlara da biri bırakmış sonra alırım diye bir daha almamış. Hikayesi sadece bu. 


Bunca yıla rağmen kutuyu açtığımızda etrafa parfüm kokusu yayıldı.


Çeşit çeşit renk renk minicik şişeler ve şırıngası

Bunlara Baktınız mı?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...