Pages

Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2013 Pazartesi

BİN MUHTEŞEM GÜNEŞ



Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin,
Ne de duvarların gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.

Kitaba adını veren dizeler. Sonunda bitirebildim evet tosbağa hızıyla okuyorum:)) Yine Uçurtma avcısının yazarından yine muhteşem bir kitap. Tek çıkardığım sonuç Afganistanda yaşamak istemezdim. 
Sonu merak uyandıran ve yine ağlayarak okuduğum bir kitap oldu. Uçurtma Avcısında erkeklerin dünyası anlatılırken burada kızların dünyası anlatılıyor. İki kitabı kıyaslamam gerekirse kesinlikle Uçurtma avcısı derim.

6 Mart 2013 Çarşamba

ALERJİ TESTİ



Küçük tosbağanın sık sık hastalanmasını alerjiye bağlayan doktorumuz üniversite hastanelerinde test yaptırmamızı tavsiye etmişti. Biz de Kayra'nın diş randevusunu fırsat bilerek soluğu Ankara'da aldık. Tercihimizi Gazi Tıp'dan yana kullandık çünkü Kayra'nın diş hastanesine çok yakındı. 



Önce çocuk doktoru gördü o da bizi alerji uzmanına yönlendirdi. Aslında uzman doktor alerjik bir durum görmese de test yaptırılmasını istedi. Bu deri testi yetişkinlerde koldan çocuklarda sırttan yapılıyor. Test yapılırken Tuğra bol bol resim yaptı.
Yaptığı resimler o anki ruh halini yansıtan resimler oluyor. Tuğra'nın sırtına bakarmısınız:)) hemşire test yapmış:))



Allah kimseyi hastane köşelerine düşürmesin pazartesi 07:30'da girdiğimiz hastaneden akşam saat 17:00'de zor çıktık. Şehir dışından geldiğimizi söyleyerek işleri hızlandırdığımız da cabası. Alerji testini ise ertesi gün yaptırabildik. Tuğra'dan fırsat buldukça kitap okudum çünkü çok sıkıldı ve bizi de rahat bırakmadı. Bu resmi de Tuğra benim telefonumla oyalanırken çekmiş. Sıra beklerken beni oylayan ise Uçurtma avcısının yazarından yine çok etkileyici ve sürükleyici bir kitap olan Bin Muhteşem Güneş'i okuyorum

20 Şubat 2013 Çarşamba


Kaç kere elime aldım kaç kere başladım ama bir türlü sonunu getiremedim. Etrafımda bayılarak okuyanlar var. Nedense bende aynı etkiyi bırakmadı hala aklım kitapta ama olmadı bir türlü belki sonra tekrar denerim. Tasavvufu çok severim çok da meraklıyımdır ama iş okumaya gelince ağır kalıyor ya da doğru yerden başlayamıyorum. Bu konuda tavsiyeleriniz varsa mutlaka beklerim

30 Ekim 2012 Salı

UÇURTMA AVCISI






 Okumakta geç kaldığım kitaplardan birisi. Tek kelime ile bayıldım... Parkta, bahçede, orada burada, ev temizlerken bile kaşla göz arasında okuduğum deli gibi sonunu beklediğim, zaman zaman gözyaşlarımı tutamadığım hatta doyamadığım keşke devamı olsa da okusam dediğim bitmiş olmasına rağmen Emir'le Hasan'ı düşünmekten geri kalamadığım bir kitap. 

1 Ekim 2012 Pazartesi

KIRMIZI BİSİKLET




Babalar ve oğulları için yazılmış güzel bir kitap ama bizim babamız değil ben okudum:)) Genelde anneler ve kızları için kitaplar olur değil mi? Hatta anneler ve oğulları ile ilgili kitap tavsiyesi istiyorum. Şimdi bunu yazarken aklıma geldi de anne ve kız ilişkisi hep takdir görüp önemsenir ama anne oğul ilişkisi nedense sevimsiz sunulur. Annelerine bağlı erkek çocuklar "annelerinin sözünden çıkmaz" diye bir şey sözkonusu, gerçekten öğle mi? Kaynanalık damarım mı tuttu ne:)) Neyse kitap güzeldi keşke yayınlandığı tarihte okusaydım çünkü bazı anlatılan olayları anımsayamadım.

15 Mart 2012 Perşembe

HASTANE, KİTAP, FİLM


        Hafta sonu tekrar Kayseri'de kardeşimin yanındaydım. Bu sefer küçük tosbağayıda götürdüm yanımda, nasıl olsa annem çocuklarla evde kalıyordu. Ben ve eşi ise hastanede kalıyorduk. Allah kimseyi hastane köşelerine düşürmesin. Ameliyat güzel geçti sol kolunda hala az da olsa sıkıntısı var. Doktorlar zamanla düzelir diyorlar biz de Allahtan diliyoruz.
       Ben 2 hafta sonumu sizinle geçirdim hakkımı ödeyemeyeceksin diyorum kardeşim ise hastaya baktığın için çok sevap kazandın sen benim hakkımı ödeyemeyeceksin diyor:))
      Artık 2 sene Kayseri'ye gelmem diyorum. Yazın gel de gezelim diyor:))
      Bu bir hafta içinde beraber güldük beraber ağladık. Buna da şükür Allahım başka dert vermesin.




İlk ameliyatına giderken yanıma kitap almıştım. Çünkü hasta narkozdan ayılırken sessiz bir ortam istiyor. Ben de bu süreçte kitap okurum demiştim. Bir kez yarısına kadar okuyup daha sonra bıraktığım Serdar Özkan'ın Kayıp Gül'ünü aldım. Yarısına kadar okuma fırsatım oldu. Eve dönünce devamını getirmeye fırsatım olmadı. Tekrar ikinci ameliyata giderken yanıma aldım ve bitirme fırsatım oldu. Çok beni sarmadı desem yeridir. (Ya da ben anlamamış olabilirim.) 

Bir haftada iki kez Kayseri'ye gidip gelince toplamda 19 saat yolculuk yapmış oldum. Bu seyahatlerin birinde hiç izlemediğim incir reçelini izledim. Daha güzel bir ortamda izlemeyi tercih ederdim ama olsun izlemiş oldum en azından. Güzeldi...
Uzun bir otobüse binmemek umuduyla

8 Eylül 2011 Perşembe

TEK SUÇLU BEYNİMMİŞ...



Yasemin Soysal'ın bütün kitaplarını okudum. Bu en son çıkan kitabı. İlk kitabı Tek Şişman Beyniniz'i okumadan bu kitabı anlamanız pek mümkün değil gibi. Düşünce gücüyle herhangi bir bağımlılıktan kurtulmak yani yeme bağımlılığı, sigara ya da madde bağımlılığı hatta depresyondan kurtulma gibi pekçok konuya değiniyor.
Okurken aaaa çok basit ne kolay diyorsun ama kitabın kapağını kapattığın anda unutuyorsun.
Yani Düşünce gücünü kullanabilmek için de oturup çalışman lazım.
Annemizin, babamızın, arkadaşlarımızın bize küçükken söylediği bir sözün ya da yaşağımızbir olayın hayatımızın akışını nasıl değiştirdiğini öğrenmiş oldum.
Tavsiye ederim

6 Eylül 2011 Salı

BİR GENÇ KIZIN GİZLİ DEFTERİ


Bu sıralar hızla kitap okuyorum
Kitap okuma alışkanlığını geç kazanmış (hala çalışmalarım sürüyor) biri olarak bu müthiş birşey
Bu sebeple ağır ilerleyen kitapları okuyamıyorum.
Ama buna bayıldım gülmeyin ne olur geç keşfettim diyelim:))
Kayra'nın 11 yaşındaki kız arkadaşları okuyor
Ben bu yaşta okuyorum:))
Kayra ya da oku diye diye sonunda başlattım
Ama bu kız kitabı dedi durdu
Ayrıca erkek çocukları için kitap önerileri bekliyorum.
Tavsiye ederim akıcı bir kitap

31 Aralık 2009 Perşembe

YENİYIL




Sevgili eski yıl;

Gidiyor olmandan dolayı üzgünüm. Vallahi... Senin şu anki yorgun ve bıkkın ruh halini de çok iyi anlıyorum. Seni beklerken ve karşılarken yapmadığımız şaklabanlık kalmadı. Aman ne anlamlar yükledik, ne beklentiler ekledik; sen ne şahaneydin ne umut doluydun ne harikaydın...

Giderken kimse güle güle demiyor değil mi?

Öyledir, haklısın...

İclal Aydın'ın bu kitabını daha dün bitirdim ne tesadüf kitabın son bölümü yeniyılla ilgiliydi. Bu yukarıdaki satırlarda oradan. Ne kadar haklı değil mi. 1 geceden ne umutlar ne hayaller bekliyoruz değil mi? Ama ertesi güne aynı umutlarla uylabiliyormuyuz acaba...

Şöyle bir 2009'a baktığım zaman ne gördüğümü bende bilemiyorum.

* Çok büyük bir sağlık sorunumuzun olmaması sebebiyle mutluluk

* Büyük tosbağam delikanlı olma yolunda hızla ilerliyor. Artık pek çok şeyi bir yetişkin gibi konuşabiliyoruz. Tellerini çok güzel takarak bizi ayrıca mutlu etti

* Küçük tosbağam ise bebeklikten çıktı artık bıcır bıcır konuşan bir çocuk oldu. Onun her konuşması bizim için tarif edilemez bir mutluluk

* Annemgilin bu kış Ankara'da yaşamaları sebebiyle ilk kez hasretlik, yanlızlık ve mutsuzluk hissediyorum. Çünkü onlar her koşulda girebildiğim tek kapı

* Annemgilin olmaması sebebiyle kızkardeşimlede uzayan hasretlik. İnşallah Şubat tatilinde görüşmek üzere diyorum.

* Yengemgilde (eltim) düğün telaşı

* Eşimle bende bu hayata ayak uydurmaya çalışıp geçen zamanla akıp gidiyoruz...

* Bu günümüze şükredip herkese mutlu yıllar diliyorum.

* Yine de yarın sabah aynı şeylere kalkacağımı bilsemde bende pekçok umut bekliyorum yeni yıldan...

not: Bu parmaklar her yere giriyor. Bütün resimlerimde bu parmaklar mevcut. Size resim yayınlarken parmaksız olanlarını seçiyorum. Ama olsun yerim ben onları...

Bunlara Baktınız mı?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...