Pages

okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Temmuz 2014 Perşembe

TEOG KARMAŞASI



Bu yıl 8. sınıf öğrencileri okul yazılısı gibi sınava tabi tutuldular. Bunların içinde benim büyük oğlumda var.
1. Dönem sınav yapıldı sonuçlar açıklandı. 2. dönem sınav yapıldı sonuçlar açıklandı. Karneler verildi herşey tamam; bütün bu puanlar okul notları geçmiş yıl notları derlenip toplanıp bizlere 500 üzerinden bir puan verilecek ve sıralama açıklanacak. 7 temmuz dendi biz de bu günü bekliyorduk ki 2 gün önce telefonuma MEB'den bir mesaj geldi çocuğunuzun okul notları şu şu diye, baktım ki mahkeme kararıyla 1. dönem girdiği sınavdan 3 dersinin notu değişmiş ve hatta yükselmiş. Ertesi gün tekrar baktık ki sınav sonuçları mahkeme kararıyla iptal edilmiş...7 temmuza kaldı 4 gün sizce 8 ayda çözülmeyen iş 4 günde çözülür mü. Zaten bunca zaman sonra bizde sınav ve lise heyecanı bile kalmadı.

27 Kasım 2013 Çarşamba

SBS HEYECANI


Bu heyecanı bu sene büyük tosbağa ile yaşayacağız. Bu seneki sbs sınavının ilk bölümü yarın ve cuma günü 6 dersten yazılı gibi yapılacak. Bu yeni sistemde amaç çocukları sınav stresinden uzak yazılı olurmuşcasına seviyelerini belirleyip buna göre liselere yerleştirmek. Cidden sıkıntılı bir durum. 13 yaşındaki çocukları daha doğrusu ergenleri sınava hazırlamak... 

Sabah 7.20 de okula diye evden çıkan çocuğumun tekrar eve dönmesi 20.30'u buluyor. Kendisi okul sonrası dersane ve kurslarda görülüyormuş:))  Ne acı değil mi; devlet habire bu sistemi değiştirip çocukları daha serbest bırakmaya çalışıyor ama bu yarış devam ettiği sürece çocuklara rahat yok.

Kayra'yı bilemem ama ben çok heyecanlıyım. Anne babalar çocuklardan daha fazla stres ve sıkıntı yaşıyor.
Hayırlısı deyip oğluma ve bütün sınava gireceklere başarılar dileyip dua bekliyoruz.

15 Şubat 2013 Cuma

BASKIN KARAKTERİM BENİM



Herkese hayırlı cumalar diyerek başlamak istiyorum. 
Bu resim Tuğra'nın rehber öğretmene çizdiği aile resmi... Bu resimden yola çıkarak öğretmeni ailemizin analizini yapmış. Tuğra önce beni çizmiş bu benim onun hayatında önemli bir yere sahip olduğumu ve aile içinde beni baskın karakter olarak gördüğünün bir işaretiymiş. Diğer fertleri ise yaş sırasına göre çizmiş. Ailemizin kolları açık ve gülümsüyor. Bu da Tuğra'nın ailemizi sevecen ve mutlu olarak algıladığının bir kanıtıymış. Mavi bir gökyüzünün olması çocuğun özgüven sahibi olduğunun sarı yer çizgisinin ise aile tarafından sevilen ve değer verilen biri olarak algılamasındanmış. Bu tür çocuk resimlerinde güneş anneyi temsil etmekteymiş. Gülümseyen ve ışınlar saçan sıcak bir güneş algısına sahipmiş. Bu da anneye olan ihtiyacının devam ettiğini bunun yanında da bağımsızlık kazanmaya çalıştığının bir göstergesiymiş.

Bunları okuduğumda o kadar mutlu oldum ki anlatamam. Her anne baba çocuğundan sevgisinin karşılığını görmek ister ben o gün bunu görmüş oldum. 
Eşim mi benimle hergün dalga geçiyor "baskın karakterim sen dersen o olur" "baskın karakterim şunu şöyle yapalım mı?" :)))

5 Aralık 2012 Çarşamba

ÇOCUKLARINIZA HEM EL YAZISI HEM DÜZ YAZI ÖĞRETİN


Büyük tosbağam anaokulunda iken el yazısı çıktı ve oğlum ikinci yıla yetişti. Aslında benim çok hoşuma gitti sandık ki çocukların hepsi kitap gibi yazı yazacak ama nerdee. El yazısı ile imza atacak olması güzel gelmişti. Herkesin dediği gibi çocukların zorlanacağına inanmadım çünkü bize zor geliyor ama onlara düz yazıda zor gelecekti.

30 Kasım 2012 Cuma

BUGÜN NE GİYSEM 7.SINIF

Bu mübarek günde herkese hayırlı cumalar diliyorum


Artık hayatımızdan okul formaları çıkıyor. Okuduğum zamanlar deli istediğimiz bir hayalimiz şimdi gerçekleşiyor. Ama artık anladık ki anneler olarak bu hayalimizi istemiyormuşuz. Çocukların marka takıntısını geçtim olanı var olmayanı var. Okul kıyafetini almaya gücü yetmeyen aileler artık çocuklarına nasıl değişik değişik kıyafet alır bilemiyoruz. Ayrıca okul toplantımızda Müdürümüz bu konulara değinmiş ve çocukların güvenlikleri açısından formanın onları koruma kalkanı gibi olduğunu söylemişti. Okula girebilecek sivil bir kişiyi yada okul etrafında dolaşan çocukların okuldan mı değil mi olduklarının anlamak ya da anlamamanın ilk yolu formadır.
Tamam tek tip olsunlar ama bu formalara bende karşıyım. Anasınıfına eşofmanla giden çocuklar birden beyaz gömlek ve ütülü pantolanda okula başlayınca ilk düşündükleri şey "tuvalete nasıl gideceğim." oluyor. Şimdi yaş 5.5 oldu vay o çocukların haline...İnanın bence mavi ya da siyah önlük bile şimdiki formalardan daha kullanışlıydı. İçine kalın giydirirsin kışlık olur sadece önlük giydirirsin yazlık olur. Örneğin kargo pantolon üzeri sweatshirt yazın tshirt oldu sana tek tip kıyafet hem yaşlarına uygun hem de rahat. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. 
Kayra'ya gelirsek bu habere ilk önce mutlu olarak geldi. Bu detayları konuşunca hak verdi. Şimdi ise hergün alışverişe çıkalım seneye çok kıyafete ihtiyacım olacak deyip duruyor ki çocuğumun bu yaşına kadar kıyafet takıntısı olmamıştı, zorla kıyafet alırdım. Hayırlısı, yaşayıp göreceğiz bakalım...

22 Kasım 2012 Perşembe

BELKİ AŞIKTIR


Büyük tosbağamın arası kızlarla hep iyi oldu. Doğumgününe kızları çağırmak istemese de onlarınkine muhakkak katılır. Zaman zaman kız erkek ayrımı yapar ama bu fazla sürmez.

Okul açıldığından beri yanında oturduğu Ömer'i terketmiş arka sırada oturan Dicle'nin yanına oturmaya başlamış. Dicle'yi tanımıyorum ama Ömer hem komşumuz hem de 1.sınıftan beri beraberler. Sessiz sakin aklı başında kendi halinde bir çocuk. Akşam yemeğinde bu olayı bir yandan eşime anlatıyor bir yandan da tartışıyorduk... Kayra'nın yer değiştirme sebebi Ömer'in çok sessiz oluşuymuş. Tabii kendisi gibi geveze bir arkadaş arıyor kendine:)) Bu arada bizim çokbilmiş küçük tosbağa atıldı
Abim belkide aşık olmuştur.puhahahaa

Kayra tabiki sinirlendi. Biz olabilir, önemli olan çok konuşup derslerini ihmal etmemesi olduğunu hatırlatıp konuyu kapattık.
Fakat cumartesi günü veli toplantısında bütün öğretmenleri bu ikisinin adlarını beraber anmaları çok manidar dı

22 Haziran 2012 Cuma

ANAOKULU ŞENLİKLERİ - MEZUNİYET


Bu sene anasınıfı şenlikleri hep yağmurlara denk geldi. Özellikle uçurtma şenliği çok kötü geçti:((
Kuyruksuz olan bizim uçurtmamız. Çok çok yükseklerdeydi...


Havanın durumunu görüyorsunuz, yağmur bastırınca nasıl kaçtığımızı bilemedik.

8 Mayıs 2012 Salı

OKULDAN KAÇIŞ MACERALARI 1



Bugün saat 10 gibi bir telefon.
Eski sınıf annemiz(çocuklarımız hala aynı sınıfta) aradı. "olaydan haberin var mı"
Meğer bizim 2 akıllı birkaç arkadaşı ile okuldan kaçmış. İlk iki derse girmiş gerisi yok.
Gülhan Hanım park bahçe arıyorum der demez işten çıktığım gibi yanına vardım.
Yazık uzak bir parka kadar gitmiş ama çocukları bulamamış. 
Bekle arabayla geliyorum dediğime çok sevindi zira hem sinir hem yorgunluk ağır gelmişti.
Onu da aldıktan sonra okula yakın internet cafelere baktık. Bizimkiler yoktu ama başka kaçan çocuklar vardı.
En son bizim ev kalmıştı. Çünkü evde kimse olmuyordu. Hatta Kayranın telefonunu aramıştım ama açmamıştı. Duymamış...
Kapının önündeki ayakkabıları görünce evde olduklarını anladım.
Bilgisayarı ve meyveli sodalarını açmışlar keyif yapıyorlar.
Aldığımız gibi çocukları okul müdürünün yanında bulduk kendimizi. Biraz biz fırçaladık biraz da müdür, derken rehber öğretmenle de görüştük.

Sonuç;
1 - Kaçmışlar ama eve gittikleri için sevinir durumdayız.
2 - Ögretmenlerin hepsi elimiz kolumuz bağlı çocuklara birşey diyemiyoruz diye şikayetçi
3 - Çocuklarımıza görevlerinin sadece okumak olduğunu aşılayamamışız.
4 - Her çocuk kaçar demeyin 6. sınıf bence çok erken. Bu başlığı koymamın sebebi de bu korkarım bunun devamı gelir
5 - Tatile doğru derslerin olmadığı zamanlar olsaydı anlayış gösterirdim ama SBS deneme sınavının olduğu gün olması anlayış sınırlarımı fazlasıyla aştı.

Sonucun Sonucu; Kayra'ya eve arkadaş getirmeme ve dışarı çıkmama yasağı geldi. Doğumgünü partimiz de bugün itibariyle iptal...

Daha babamızla kritik etmedik, akşam da bu mevzuyla yatacağız anlaşılan...


16 Nisan 2012 Pazartesi

4+4+4++++5

Şimdi durdu durdu bu eğitim sistemi bizim küçük tosbağaya vurdu. Bu sene eylül ayında 62 aylık olacak yani yeni sisteme göre okula kayıt yaşında olmuş oluyor. Hadi bu sene vermedim diyelim seneye de 74 aylık olacak ve okul kayıt yaşını aşmış olacak. Milli eğitim bakanı sorun yok bunlarında kaydı yapılacak diyor ama herşey arapsaçı. Hadi diyelim bu yıl okula verdim peki asıl okula gitmesi gereken 6 yaş çocuklarıyla aynı sınıflarda mı okuyacak ya da hem 5 yaşlar hemde 6 yaşlar kayıt yaptırınca bu kadar çocuğu hangi okul alabilecek.
Okullar tekrar ayrılacak. İlkokula yazdırmak bir dertken şimdi orta okula da yazdırmak ayrı bir dert olacak. Hatta bu yaşta meslek seçmek zorunda kalabilecekler.
Şu an sadece bekliyorum taşların yerine oturmasını... Durum netleşirse Tuğra'yı anasınıfına kaydettireceğim. Ne olursa olsun ilkokula başlatmayı düşünmüyorum.

Din derslerine gelince bu konuda olumlu düşünüyorum. Çocuklarımın Kur'anı Kerim'i ve Peygamberimizin hayatını doğru bir şekilde öğrenmesini istiyorum. Kayra yaz tatillerinde güvenerek gönderebildiğim yerlerde Kur'an okumasını öğrendi. Bunun yanısıra dini konularda da eğitim veriliyordu. Ama yaz tatili olması düzenli gidememesine sebep oluyordu. Hele de istekli olmayan çocuklarda bu işi sevdirerek sıkmadan öğrenmesini sağlamak en önemlisi.
Bu sabah oğluma bu dersleri seçer misin diye sorduğumda "seçerim" dedi. Bu cevaba ayrıca sevindiğimi belirtmeden geçemeyeceğim.

Çocukların beynini yıkarlar gibi söylemlere kulaklarımı tıkıyorum.Çünkü bu güne kadar 1. sınıftan 5. sınıfa kadar çocuklara Atatürk'ü detaylı anlatıyorlar ama herkes Atatürk'çü olmuyor.
Hadi hayırlısı...

19 Eylül 2011 Pazartesi

ZİL ÇALDI




* Okulların açılmasıyla çalan ilk zilden önce bizim saat 6'da çalan saat zilinin olması demektir. 07:30'da derste olmaları lazım:((
* Bu sene büyük tosbağa 6. sınıfa eski dilde orta okula başladı.
* İlk kez ceket giyme şerefine nail oldu:))
* Ceketini almaya gittiğimizde ilk giydiği ceket üzerinde aynaya bakarken gözleri doldu.(Gurur ve mutlulukdan değil, ben bunu giymem demekten kaynaklanıyordu bu gözyaşları:))
* Eski sınıf arkadaşlarından ortalama 5.er kişi aynı sınıfa düştü. Bunu bilen tosbağayla aramızda şu konuşma geçti
Kayra; yarın arkadaş edinmem lazım
Ben; arkadaşların var ya
Kayra; onlar çok azlar daha fazla arkadaş edinmem lazım
Ben: :)))

Okulların açılması bütün öğrencilere ve ailelerine hayırlı olsun.

28 Ocak 2011 Cuma

KARNE GÜNÜ

Bugün malum karne günü. Şimdiki çocuklar bizim zamanımızdaki gibi heyecan duymuyorlar. Bizler karnemizdeki notu görebilmek için büyük bir heyecan ve sabırsızlıkla beklerdik. Teknoloji çağında yaşamanın verdiği maneviyatsızlığı yaşıyoruz. 2 hafta önceden belli karnemizdeki notlar. e-okul veliler açısından iyi  bir uygulama aslında ama karne günü heyecanını öldürüyor işte.
Büyük tosbağamın karnesi fena değil. Sınıftaki çocukların kötü dersleri tekrar yapılan sınavlarla düzeltildi. Neye inanalım, yapılan SBS denemelerine mi karnedeki notlara mı? Veli olarak kafamız çok karışık.
Neyse yine de güzel bir gün Kayra taktir aldı. Fen Bilgisi, İngilizce ve Din Kültürü 4 diğerleri 5
Kardeşimin oğlu Ufkun'un ilk karne heyecanı, az önce aradım annesi onunda duyacağı bir şekilde "teyzesi hepsi 1 karnesi çok kötü dedi:))" bizim turuncu kafa aldı hemen telefonu doğruyu söyledi. Maşallah hepsi 5 miş.
Hediyeler dün akşam itibariyle alındı.
Umarım herkesin karnesi çok güzeldir.

6 Ekim 2010 Çarşamba

Anaokulu Dergimiz



 Bu dergileri annekaz'ın bloğunda görüp hemen istemiştim. Çok geçmeden elimde oldular. Sadece 4,5 TL kargo parası ödeyip sahip olabiliyorsunuz. Çocuklarla nasıl vakit geçirelim diye düşünen ailelere tavsiye ederim. Henüz eve götürmedim. Malum bu oda yerleştirme biraz uzun sürdü. Ev ayakta. İşlerimizi toparlayalım hemen çalışmalara başlayacağız. Sizlerde edinmek isterseniz tıklayın.

25 Haziran 2010 Cuma

KARNE, OKUL GECESİ, VEDA...


Karneler alınalı 1 hafta oldu ama ben ancak yazabiliyorum. Çok şükür karnemiz iyi. Kayroşum takdir aldı. Sanki daha dün okula yazdırmışım gibi geliyor ama 5. sınıfa geçen bir delikanlı oldu oğlum. Zamanı artık yakalayamaz haldeyim.

Bu sene buruk bir karne günü oldu çocuklar için. Çünkü öğretmenimizin tayini İzmire çıktı. Yani son senelerinde başka bir öğretmenle devam edecekler. Çocuklar çok ağladılar ama elden ne gelir. Aslında bir sene daha sabretseydi öğretmenimiz ama ne yapalım nasipten ötesi olmuyor.

Her sene yılsonu yemek düzenlerdik ama bu sene Ankara gezisine gittikleri için yemek yapılmamıştı. Tayin olayını duyunca apar topar bir eğlence düzenledik. Biz çok eğlendik ama katılım fazla olmamıştı. Bazı ailelerin işi vardı bazıları ise öğretmene tepki gösterip gelmediler. Ama olsun çocuklarımızı bu günlere getirdiği için bir minnet borcumuz hep vardı. Ödeyemesek de güzel bir anı bırakmışızdır umarım.

Bundan sonraki günlerde öğretmenimizin ve çocuklarımızın yolu açık olsun tek dileğim bu.

11 Mayıs 2010 Salı

OKULLARDA SERBEST KIYAFET





 


Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı anketlere katılmaya çalışıyorum. Bunlardan bir tanesi de serbest kıyafet anketi. Her ne kadar okul zamanlarında serbest kıyafet istesem de şimdi bir anne olarak bunu istemiyorum. Çünkü etrafımızda rengi solmuş, kısalmış, küçük gelen önlüklerle okula giden çocuklar olduğu sürece benim oyum hep hayır olacaktır. Kendi çocukluğumu hatırlıyorum da bizim önlüklerimiz hiç eskimez sadece küçülürdü o zaman da kardeşlerimiz giyerdi. Ama şimdi oğluma okul kıyafeti yetiştiremiyorum 4. sınıfa gidiyor ve ben artık sayamıyorum kaç kıyafet aldığımı. Okul kıyafetleri diğer normal kıyafetlere bakarak çok daha hesaplı oluyor. Model derdin yok, yakıştı yakışmadı derdin yok, marka derdin yok. Oh ki ne oh.

Bu konuyu oğlumla konuştuğumda niye hayır dedin diye bana kızmıştı ama sebebini anlattığımda o da anladı ve hiç itiraz etmedi.

Bakanlığın ayrıca SBS için de bir anketi vardı. SBS mi olsun OKS geri mi gelsin diye... Tabiki OKS'yi istedim. Çünkü şirkette çok yakın bir arkadaşımın kızının 3 yıldır neler çektiğini bir ben bilirim. Kızcağız heryıl üniversite sınavına hazırlanır gibi SBS'ye hazırlanıyor. Neredeyse sıfır sosyal hayat hep test hep test ondan sonrada hep sorunlu çocuklar değil mi? Sizlerde kayıtsız kalmayın çünkü bu çocuklar hepimizin, bu gelecek hepimizin.

Not: Benim oğluşlarda çok çalışkan:)) hep masanın başında uyuyorlar.

16 Ekim 2009 Cuma

OKULSAL SORUNLAR



Dün büyük tosbağanın hem etütdeki hemde okuldaki öğretmenleriyle konuştım. İlk önce etütdeki 2 öğretmeni ve akrabamız olan oranın kurucularından Afife Abla ile bir durum değerlendirmesi yaptık. Canı sağolsun ki oğlum bir ders çalışma özürlü, muzurluk hat safhada ama iş ders çalışmaya gelince tık yok. Aksine ben de küçüklüğünde neler hayal ediyordum. (Hayalim ise küçükken onu Hacettepe Hastanesine götürüyordum ve oradaki stajyer öğrencilere imrenip Kayra'da keşke buralarda okuda dersim.)Etüde bile çocuk eğlenmeye gidiyor. Öğretmenlerinin hepsi de çok genç biraz da bunu etkisi var,  herhalde ki durmadan onlara gırgır yapsın espri yapsın, yapsın da yapsın. Hele öğretmeninin biri daha dertliydi, Gülşah Hoca bizim Seçil'in arkadaşıymış belkide bu yüzden ondan çekiniyor olabilir çünkü Afife Abla'dan da çekiniyor. Kısaca öğretmenlerin anlattıkları; defterini kitabını çıkarırken bile çok uyuşuklandığı. Ödevlerini yapmayım diye elinden ne gelirse yaptıması bazı günler ödev bile yazmamış arkadaşlarımdan alırım diye. Bunun farkına varmıştım birkaç akşam arkadaşlarımı arayacağım ödevlerimi yazamadım demişti de ben kızmıştım. Ya da arkadaşlarıyla birlik olup ödevleri hep beraber birbirlerinden kopya çekerek yapıyorlarmış. Allah'tan öğretmeni hemen ayıkmış ta buna da engel olmuş. Neyse burada detaylı olarak konuştuk. Afife Abla daha deneyimli bir öğretmen olarak sorumluluk sahibi olmadığını vurguladı. Bunun için biraz daha dikkat edeceklerini söyledi. Bizim de ödevlerinin bir kısmını evde yaptırıp etüde daha az ödevle gidip kalan zamanda test çözerek değerlendirelim dedi.

      Akşam ise okul öğretmeniyle görüştüm. Kayra nasıl diye sordum. Güldü. Bende dedim ki ne siz sorun ne de ben söyleyeyim mi diyeceksiniz dedim. Evet aynen öyle diyecektim dedi. Etütdeki öğretmenleriyle aynı şeylerden bahsetti. Hiçbir ders milletten önce hazırlanamadığından ödevlerinin hep eksik olduğundan bahsetti. Geçen yıllara göre daha iyi olduğundan ama biraz daha gayret etmesi gerektiğinden bahsetti. En son olarak da biliyorum üzülüyorsunuz hatta bazen gözleriniz yaşarıyor ama bunları söylemek zorundayım dedi. Artık benim bunun üzerine söyleyecek hiçbir lafım kalmadı tabiki. Geçen sene bizi rehber öğretmene bile gönderdi. Çok konuşuyor, dersleriyle ilgilenmiyor diye...

      Tabiki akşam aile toplantısı yapıldı bunlar babaya anlatılıp detaylı konuşuldu. Kayra sorumluluklarını bir kağıda yazıp imzaladı. Ben de karne gibi bir çizelge hazırladım. (çizelge excel dosyası ve bunu bloğa yükleyemedim.) Hergün dolduracağım. Birde bunları deneyeceğiz bakalım.

3 Ekim 2009 Cumartesi

YOĞUN BİR GÜN

Ben cumartesi günleride çalışıyorum maalesef. Sadece öğleden sonraları nöbetleşe çalışıyoruz yani bugün öğleden sonra izin günüm. Ama gündemim o kadar yoğun ki... Saat 11:00'de Kayra'nın okulda toplantı var izin alıp yetişmeye çalışacağım.Bu senenin ilk toplantısı. Saat 01:00'de çok sevdiğim bir ablamın Leyla Ablanın kardeşinin nikahı var. Leyla Ablalar ben lisedeyken bizim evsahibimizdi. Bizden yaşça büyüktür ama birbirimizi çok severiz. Çok sık görüşemeyiz ama sevgimiz hiç bitmez. Aylarca görüşmesek bile biraraya gelince sanki daha dün görüşmüşüz gibi sohbet edebiliriz. Bugünde küçük kardeşini evlendirecekler onlarada bir ömür boyu mutluluklar diliyorum. Aslında ondan sonra boşum ama Tuğra'yı babannesine bırakacağım için çılgınca gezme planlarım var. Çarşıda işlerim var. Yani bugün benim günüm inşallah iyi geçer...

Bunlara Baktınız mı?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...