10 gündür hiçbirşey yazmamışım, Bu aralar fotoğraf çekme özürlüyüm bu yüzden bazı yazacaklarım anlamsız gelebiliyor. Kısaca bir özet geçeyim:))
- Çorum Festivali dolayısıyla 3-4 akşam hep dışarılardaydık.
- Festivalin en eğlenceli yanı lunaparktı, tabi benim gibi ödleklere göre değil o ayrı konu
- Kayseriden kardeşim geldi. İş sonrası çoğu zamanım onlarla geçiyor. Bu yüzden evim aldı başını gidiyor:))
- Önceki yıllar anlaşamayan kuzenler bu sene maaşallah anlaşıyorlar.
- Kayra'nın diş telleri için Ankaraya gittik. Ben gezip tozmak isterken Kayra eve gidelim diye burnumdan getirdi. Kuzenleriyle oynamak daha eğlenceli geldi.
- Kayra yüzme kursuna başladı. Bu çocuğun cesareti beni benden alıyor.
- Ramazan yaklaştıkça sanki yaz bitiyormuş gibi hissediyorum.
- Erkek kardeşim askere hazırlanıyor. Hayırlısı diyelim. Dönüşte herhalde düğün var:))
- Küçük tosbağanın yapamadığımız doğumgününü bu hafta yapacağız inşallah. Kardeşler kuzenler kalabalık yapmayı tercih ettik
19 Temmuz 2011 Salı
8 Temmuz 2011 Cuma
ANNE OLUNCA ANLADIKLARIM
1 - Bir çocuk 7sinde ne ise 70 inde de o oluyormuş. (Kayra daha doğduğu gün emmemek için inat etmişti şimdi tabağındaki yemeğe bakıp yemem diye inat ediyor)
2 - Başkalarının çocuklarında görüp ayıpladığın her şey başına gelebiliyormuş. (Ben ençok elinde tabak gezen anneleri ve yemek seçen çocukları ayıplamıştım:(( )
3 - Temizlik ve titizliğin çocuğun emeklemeye başlayınca son buluyormuş, çünkü bir çocuk elinin ulaştığı her şeyi ağzına atabilme kapasitesine sahip oluyor. (sinek, böcek, çiçek toprağı gibi) Biraz daha büyüyüp dışarı çıkınca çadırda yaşayan çingene çocuklarından farkı kalmıyor.
4 - Çocuksuz hayatımda önünden bile geçmediğim umuma açık bütün tuvaletler evimizin tuvaletiymiş gibi rahatlıkla kullandığımız alanlar oluyormuş.
5 - Televizyonda gördüğümüz akıllı, söz dinleyen anne ve babasını üzmeyen çocuklar evet sadece dizi ve filmlerde oluyormuş. İnanmayın gerçek hayatta yok kesinlikle yok:))
6 - Kardeş kıskançlığının tam tersi de olabiliyormuş, bizde küçük büyüğü kıskandı hala da kıskanıyor
2 - Başkalarının çocuklarında görüp ayıpladığın her şey başına gelebiliyormuş. (Ben ençok elinde tabak gezen anneleri ve yemek seçen çocukları ayıplamıştım:(( )
3 - Temizlik ve titizliğin çocuğun emeklemeye başlayınca son buluyormuş, çünkü bir çocuk elinin ulaştığı her şeyi ağzına atabilme kapasitesine sahip oluyor. (sinek, böcek, çiçek toprağı gibi) Biraz daha büyüyüp dışarı çıkınca çadırda yaşayan çingene çocuklarından farkı kalmıyor.
4 - Çocuksuz hayatımda önünden bile geçmediğim umuma açık bütün tuvaletler evimizin tuvaletiymiş gibi rahatlıkla kullandığımız alanlar oluyormuş.
5 - Televizyonda gördüğümüz akıllı, söz dinleyen anne ve babasını üzmeyen çocuklar evet sadece dizi ve filmlerde oluyormuş. İnanmayın gerçek hayatta yok kesinlikle yok:))
6 - Kardeş kıskançlığının tam tersi de olabiliyormuş, bizde küçük büyüğü kıskandı hala da kıskanıyor
5 Temmuz 2011 Salı
DOĞUMGÜNÜ
Bugün küçük tosbağanın doğum günü
Allahım bana bu güzellikleri iyi ki vermiş
Özellikle bana, ikinci kez anne olmanın güzelliğini ve mutluluğunu yaşattı ya daha ne olsun
Canımın içine sağlıklı, mutlu, güzel ve hayırlı uzun yıllar diliyorum.
4 Temmuz 2011 Pazartesi
EVLİLİK
Bugün evlilik yıl dönümümüz.
14 yılı geride bıraktık.
Nasıl geçti bu günler bilmiyoum.
Evliliğimin en güzel yanı iki tane dünya tatlısı tosbağaya sahip olmak
Etiketler:
Özel Günler
1 Temmuz 2011 Cuma
TOKAT BEZİ
Babacığımın elindeki Tokat bezi desen yapımında kullanılan kalıp diyeyim (gerçek adını bilemiyorum)
Bu kalıp önce boyaya (kök boya olurmuş) batırılıp sonra kumaşa hızlı bir şekilde bastırılarak oluyor.
Taşhan'ın kumaşçılar bölümünden bir görüntü
Allahım o yürüyüşü yerim ben:))
Masa örtüsü ve sofra bezi ve yazma aldık.
Onca kumaş ve model üzerinden seçmek çok zor oldu erkekler burada biraz fazla sıkıldılar.
Taşhan çok güzel bir yer
Takıcılar anikacılar kumaşçılar...
Bahçesinde oturup birşeyler yenilip içilebilir
En çok yapmak istediğim şeylerden biridir ebru yapmak.
Bu dükkanda yaptırıyorlardı ama çok fazla vaktimiz yoktu maalesef
Etiketler:
Ebru,
TOKAT,
Tokat Bezi
30 Haziran 2011 Perşembe
TOKATA GİDİLİR KEBAPLAR YENİLİR:))
Pazar günü annemgille Tokat yollarına düştük.
Erkek kardeşim gelmeden gidip oraları görelim dedik.
İyi de etmişiz güzel bir gündü...
Yoldan kiraz ve erik almıştık yıkamak için bu caminin önünde durduk
Cami kapalıydı içini gezemedik ama dışı gayet bakımlıydı.
Tokat'a uğramadan Ballıca Mağarasını gezdik. Mağara içinde resim çekmeye izin vermediler. Ama tavsiye ederim muhakkak gezilmeli. Buradan mağara hakkında bilgi edinebilirsiniz. Daha önce Damlataş ve Dim Mağaralarını gezmiştim ama bizi burası daha çok etkiledi.
Mağara yüksek bir dağın tepesine yakın bir yerde
Kayra giderken çok korktu çünkü yolları çok virajlıydı ve Kayra da uçurum kenarında oturuyordu.
Emniyet kemeri bağlı olduğu halde bana sarılmak ihtiyacı da hissetti:))
Burası mağaranın önü biraz merdiven çıkıldığı için dinlenme molası verdiriyorlar.
Yanıç yeyip ve yayık ayranı içebilirsiniz.
Ayrıca size bir rehber tahsis ediyorlar.
Hizmet iyi yani
Tam mağaranın arka cephesinde bu şelale var.
Yaklaşık 20 metre yükseklikten akıyor.
Turtamın hiç doğru düzgün fotoğrafı yok. Sabit duramama sorunu var herhalde:))
Bu fotoğrafı eşimle ikimiz çekiniyorduk (romantik romantik)
Aramıza girdi kara kedi:))
Tokata varıp kardemişi alınca ilk işimiz acıkan midelerimizin merakla beklediği Tokat kebabına kavuşması için gittiğimiz İşeri restoranıydı.
Arkamızda meyve ağaçları, tüllerle süslenmiş kamelyalar sanki bağ evi gibi.
Dinlendirici ve huzurlu
Meşhur Tokat Kebabı
Patlıcan kebabı daha doğru bir isim olurmuş
Şişe et patates ve patlıcanın dizilip sos yapılmış
Çok beğendik desek yalan olur. Şöyle söyleyim bir daha Tokat'a gidersek kebap yemem.
Kebaptan çok yanındakiler muhteşemdi
Ballı tereyağ, ezme, cacık of off
Etiketler:
Gezme Tozma,
TOKAT,
yemek
28 Haziran 2011 Salı
TAKİP EDİLİYORMUŞUM!!!!
Büyük tosbağam karne hediyesiyle ilgili yazdığım bu yazıyı okuyup birde yorum yapmış:))
Bloğumu okuduğunu sanmıyor bu konuda üzüntü de duyuyordum.
Dün beni şaşırtıp gülümsememe sebep olduğu için çok teşekkür edip, hediye işini unutmasını diliyorum:))
Bu da değişik bir mutlulukmuş:))
Bugün Miraç Kandili, herkesin kandilini kutluyorum.
Bloğumu okuduğunu sanmıyor bu konuda üzüntü de duyuyordum.
Dün beni şaşırtıp gülümsememe sebep olduğu için çok teşekkür edip, hediye işini unutmasını diliyorum:))
Bu da değişik bir mutlulukmuş:))
Bugün Miraç Kandili, herkesin kandilini kutluyorum.
23 Haziran 2011 Perşembe
OKUL GECESİ
Mezuniyet gecemizin üzerinden 15 gün geçti ama ben yeni yazabiliyorum.
Bu yıl son seneleri olması sebebiyle daha bir özenli hazırlandılar geceye.
Önce şarkı söylediler
Buradan şu anlaşılıyor "kız anası olmak zormuş:))" şu kıyafetlere şu süslenmelere baksanıza
Erkek çocuklarının en şık kıyafeti pantolon gömlek ama içinde tişört olacak:))
Kayranın piyesinden bir görüntü.
Arsız bir misafiri oynadı.
Bu konularda biraz isteksiz yani görev verilmese de olur der durur.
Erkekler efe oldu kızlar Karadeniz kıyafeti giydiler
Gösteriler fazla uzun olmuştu çocuklar kendi aralarında eğlenemediler.
Dans etmek için bile fırsatları kalmadı.
Sadece gösteri yapmış oldular.
Darısı diğer mezuniyetlerine inşaallah.
Gecenin en anlamlı olayı ise 4. sınıfta ayrılan öğretmenleriyle telefonda konuşmalarıydı.
Etiketler:
Kayra,
Okul Gecesi
20 Haziran 2011 Pazartesi
KARNE HEDİYESİ ALMALI MI ALMAMALI MI
Karnemiz iyi çokşükür.
Taktirimiz var
6. sınıfa geçtik (evet hep beraber)
İngilizce ile aramız kötü ama:((
Geçmiş seneleri bırakıp önümüze bakacağız(Futbolcu gibi bir açıklama yaptım)
asıl konumuza gelirsek
Özel bir karne hediyesi almadım. Almalı mıyız almamalı mı onuda bilmiyorum.
Kıyafet alsam bu ay yaza hazırlık diye çok aldım.
Oyuncak alsam artık büyüdü küçük oyuncaklar olmuyor büyüklerden istiyor ama fazla büyük (maddi olarak),
alamayacağımızı güzel bir dille anlatıyorum.
Kitap alsak, Okuma alışkanlığını henüz çok güzel kazanamadı, daha doğrusu kitabı hediye olarak görmüyor. (Ama biz sık sık kitap alırız, ileride başıma kalkmasın)
Bu son ay da okul gezisi ve okul gecesi derken hep Kayra Bey'e çalıştık.
Benim izlediğim yol ise o günlerde yaptığım ya da yapacağım şeyleri bunu alırım ama doğumgünü hediyen olsun yada karne hediyen olsun derim.
Sirke gitmek bu seneki karne hediyesi oldu. 1 haftadır istiyordu ama ben karne alacağı günü seçtim ve sirke gitmek karne hediyemiz oldu. Sağolsun bu konuda hiç ikiletmez ama babasından istiyor bu seferde:))
Şimdi hediye almaya kalksam hiç ihtiyacımız olmayan birşey almış olacağım. Hiç gerek yok bence.
Gerçekten çocuğuma binlerce kez teşekkür etmek istiyorum.
Vardan yoktan anladığı ve bizi üzmediği, olayları kabul ettiği için...
Acaba doğru mu yapıyorum ufak da olsa birşeyler almalı mıyım, görüşlerinizi bekliyorum.
Taktirimiz var
6. sınıfa geçtik (evet hep beraber)
İngilizce ile aramız kötü ama:((
Geçmiş seneleri bırakıp önümüze bakacağız(Futbolcu gibi bir açıklama yaptım)
asıl konumuza gelirsek
Özel bir karne hediyesi almadım. Almalı mıyız almamalı mı onuda bilmiyorum.
Kıyafet alsam bu ay yaza hazırlık diye çok aldım.
Oyuncak alsam artık büyüdü küçük oyuncaklar olmuyor büyüklerden istiyor ama fazla büyük (maddi olarak),
alamayacağımızı güzel bir dille anlatıyorum.
Kitap alsak, Okuma alışkanlığını henüz çok güzel kazanamadı, daha doğrusu kitabı hediye olarak görmüyor. (Ama biz sık sık kitap alırız, ileride başıma kalkmasın)
Bu son ay da okul gezisi ve okul gecesi derken hep Kayra Bey'e çalıştık.
Benim izlediğim yol ise o günlerde yaptığım ya da yapacağım şeyleri bunu alırım ama doğumgünü hediyen olsun yada karne hediyen olsun derim.
Sirke gitmek bu seneki karne hediyesi oldu. 1 haftadır istiyordu ama ben karne alacağı günü seçtim ve sirke gitmek karne hediyemiz oldu. Sağolsun bu konuda hiç ikiletmez ama babasından istiyor bu seferde:))
Şimdi hediye almaya kalksam hiç ihtiyacımız olmayan birşey almış olacağım. Hiç gerek yok bence.
Gerçekten çocuğuma binlerce kez teşekkür etmek istiyorum.
Vardan yoktan anladığı ve bizi üzmediği, olayları kabul ettiği için...
Acaba doğru mu yapıyorum ufak da olsa birşeyler almalı mıyım, görüşlerinizi bekliyorum.
18 Haziran 2011 Cumartesi
AVRASYA SİRKİ
Akşam annem, çocuklar ve arkadaşımla sirke gittik.
Birkez daha anladım ki böyle işler hiç bana göre değil.
Sanki sirk değil de korku filmi izliyorum.
Gerim gerim gerildim:))
Çorum'a ilk sirk geldiğinde ve hayatımda ilk defa sirke gittiğim gece kızın biri gösteri yaparken düşüp hastaneye kaldırılmıştı.
Zaten ödleğin biriyim bu olayı da yaşayınca daha da korkar oldum.
Annemin dediği gibi "onlar yapıyor beni ateş basıyor"
Güzeldi ama çok uzundu çocuklar sıkılmaya başlamıştı.
Birde taburelerin üzerinde 2 saat heryerimiz ağrıdı.
Benim en çok merak ettiğim sirk çalışanlarının hayatları oluyor.
Eskiden filmleri olurdu izlerdik.
Nasıl çalıştıklarını hayatlarını anlamaya çalışırdık.
Ama ben filmlerdeki kadar eğlenceli hayatları olduğunu düşünmüyorum.
Bir insan neden sirkte çalışır anlayamam bir türlü
Bir hafta burada öbür hafta başka bir şehirde
Hiç eğlenceli değil
Gösteri yapan küçük çocuklar vardı onlar okul işini ne yapıyorlar acaba
gibi bir sürü soruyla döndüm kafamda (sanki bana neyse)
Etiketler:
Sirk
Kaydol:
Yorumlar (Atom)