2 Mayıs 2011 Pazartesi
HEDİYE SORUNSALI
Canı sağolsun büyük tosbağam hediye konusunda zor bir çocuktur. Malum geçen ay doğumgünüydü. Onun doğumgünü yaklaştıkça beni de sıkıntılar basar. Ne alacağım derdine düşerim. Çünkü hiçbirşeyleri beğenmez. Sorarım
Kıyafet alma
kitap alma
oyuncak yada değişik birşeyler al der durur.
Kendisi artık 11 yaşında oldu, nasıl oyuncak alayım.
Kutu oyunları alıyorum oynayacak arkadaş bulamayabiliyor
bu sene bilim setleri alayım dedim Çorum'da bulamadım.
of ki ne of
Birkaç akşam iş çıkışı saatlerde hediye almak için dolaştım ama nafile
Eve giderken bir yerde çim adam gördüm hemen kaptım bir de beden dersinde arkadaşları deodorant getiriyormuş. İsteyip duruyordu. Ondan da aldım. Küçük bir pasta işte tamam.
Çim adama ne kadar sevindiğini anlatamam:)) Çok pahalı bir hediye alsam bu kadar sevinmezdi. Hergün özenle sulayıp bakıyor.
Etiketler:
Kayra,
Özel Günler
14 Nisan 2011 Perşembe
PATATESLİ YUMURTA
Patatesleri küp küp doğrayıp kızartıyoruz.
Kızarttığımız patateslerin üzerine yumurta kırıp tekrar pişiriyoruz.
Pazar kahvaltılarımızın vazgeçilmez lezzetlerinden biri oluyor kendileri:))
Etiketler:
yemek
12 Nisan 2011 Salı
10 Nisan 2011 Pazar
4 Nisan 2011 Pazartesi
SONUNDA KAVUŞTUK
6 aylık süren ayrılığımız çok şükür bitmiş oldu. Artık sabahları bırakıp akşamları alabiliyorum. Bu günleri hiç göremeyeceğimi sanıyordum. Cidden benim için büyük bir dertti. Turtam mutlu biz mutlu, tek mutsuz olanlar annemle babam. Özellikle babam "biz çok alışmıştık akşamları yalnız kalıyoruz" diye söyleniyor.
Yıllar sonra araba sahibi olmak çok iyi geldi. İlk başlarda korkmuştum eskisi gibi seri kullanamam sanıyordum ama hiç sorun yaşamadım. Özlemişim hatta... Çocuklarda çok mutlu hergün gezelim tozalım istiyorlar.:))
Geldik çocuklar için oto koltuğu sorununa... Artık yasal zorunluluk var ama ne derece uygulanıyor bilmiyorum. Zaten önemli olan çocukların emniyeti. Kayra bu sınırı aştı ama Tuğra için gerekli. Çok pahalı birşey aramıyorum. Bütçeme göre birşeyler arıyorum. (Bu arada hediye almayı düşünen eşe dosta duyurulur özellikle tosbagaların_dayısına duy sesimizi biliyorsun ileride senin çocuğuna kalacak:))
27 Mart 2011 Pazar
KAYIP ÇOCUKLAR
Hayatta en çok korktuğum şeylerden biri; çocuklarım başta olmak üzere bir yakınımın kaybolup bulunamaması...Özellikle çocuk kayıpları çok acı:((
Allaha hep çocuklarım kaybolup bulamayacaksam ölsünler mezarını biliyim diye dua ederim. Yerini yurdunu bilmemek, bir haber alamamak, küçücük olduklarını düşünüp ne halde olduklarını bilememek var mı böyle bir acı
Her çalan kapıya koşmak her çalan telefondan haber beklemek ama bir haber alamamak
Pek çok annenin birkaç dakikalığına çocuğunu kaybetme hikayesi vardır. O saniyelerde insanın aklından binlerce düşünce geçer. Binlerce senaryo yazar. Çocuğumuzu saklandığı yerden bulur seviniriz peki ya bulamazsak, günler geçer mi? devamını düşünmek bile istemiyorum.
Bu çocukların kaybolduğu yer kardeşimin evine çok yakın yani aynı semtteler. Bu yüzden bu olay hep gündemimizdeydi. Birgün aradı ki ağlamaklı bir sesle polisler bizim evin civarını arıyor diye...
Bu acıyı anlatmaya benim kelimelerim yetmez.
Cumartesi günü gelen haber çok üzücüydü ama olayın sonuçlanması açısından iyi bir gelişmeydi. Acaba aileleri 1.5 yıldır ne çekiyordu kimse bilemez ama artık bir mezarları var ve oraya gidip dua edebilirler. Yine de umut dünyası onların öldüğünü değil hep birgün geleceklerini düşünmemek elde değil, sadece o umut tükenmiş oldu.
Bunları çocuklara yapan caniyi anmak bile istemiyorum. Bir insanı öldürmek hatta bir masum çocuğu öldürmek ve bunu 3 kez yapmak nasıl bir insanlıktır bilemiyorum.
Allahım bizi böyle büyük acılarla sınamasın aileye de sabırlar versin diliyorum.
Not : Haberlerini hep takip ediyorum. Benim bile yüreğim bu acıya dayanamıyor hatta bu satıları yazarken bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Allahım herkesin çocuklarını korusun
Etiketler:
güncel
21 Mart 2011 Pazartesi
MUTLU YILLAR
11 yıl önce bahar bayramında bahar gibi geldi evimize
İlk göz ağrım, canım yavrumun doğumgünü bugün.
Onun için ne kadar of senesi olsa da sağlıklı ve de mutlu yıllar geçirmesini diliyorum.
Küçükken lahana bebek gibi sevip oynadığım yavrum büyüdükçe sohbet edebildiğim yeri gelip dertlerimi paylaşabildiğim bir delikanlı olma yolunda.
Kayra'ya hamile iken "Allahım doğumda öleceksem de ne olur bir kere göreyim öyle öleyim derdim"
Bugün ise binlerce kez şükrediyorum bu günlerini gördüm diye.
Etiketler:
Kayra,
Özel Günler
20 Mart 2011 Pazar
...
Bugünlerde zor yazı yazıyorum. Birde blog yasakları girince işin içine işim olay daha da zorlaştı. Tam birşeyler yazayım diyorum ama siteye girebilmek için karlı dağlar aşmam gerektiğinden boşver diyordum. Aslında kötü bir durum. Ben bloğumu tarihe notlar alabilmek için kullanıyorum. Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmıyorum. Ama millet benim siteme karışma yetkisini kendinde bulabiliyor. Enteresan...
Bloglara bakıyorum da kimi adresini değiştirdi kimi tamamiyle yazmayı bıraktı. Hayırlısı bakalım.
Bana gelirsek bu haftayı hastalıkla geçirdim. Aksırık tıksırıkla başladı ve bitmek bilmedi. 1 hafta oldu ama etkisi bitmedi. Turtamın yarılan kafası:)) iyi görünüyor. Umarım yarın dikişleri alınır. Hala annemle uğraşıyorum. Bakamadın el kadar çocuğuma:))
Küçük yavrumun hasretliği artarak devam ediyor. Her akşam evde olduğu günleri görebilirim inşallah.
Bazı günler çok zor geliyor. Neden hasretlik çekiyorum. Neden ben diyorum. Asla isyan etmiyorum. Acaba bir hatam mı oldu da bunları yaşıyorum diyorum ya da bu sınavdan nasıl çıkacağım diyorum. Bu soruların cevapları yok aslında tek bir cevabı var "sabır"
Araba alma girişimlerimiz hızla devam ediyor ama sık sık sekteye uğruyor. Bazen sabırsızlanıp acele ediyorum bir an önce olsun istiyorum olmayınca da hayal kırıklığı yaşıyorum. Hayırlısı diyorum. Ben böyle dedikçe hasretliğim artarak devam ediyor. Ama ne kadar acele etsem de nasip olmayınca olmuyor.
Bazen bırakıyorum peşini Rabbim herşeyi yoluna koymuştur diyorum. Koymuştur da muhakkak ama gönlüme söz geçirmem zor oluyor.
Ağlıyorum, sonra ağladığım için utanıyorum. Çocuklarını kaybedip bulamayan kara topraklara veren annelerin yanında acım ne olur ki?
Şu an yanımda bıcır bıcır eden yavrumun (yavrularımın) varlığından öte zenginlik ve mutluluk yok...
Bloglara bakıyorum da kimi adresini değiştirdi kimi tamamiyle yazmayı bıraktı. Hayırlısı bakalım.
Bana gelirsek bu haftayı hastalıkla geçirdim. Aksırık tıksırıkla başladı ve bitmek bilmedi. 1 hafta oldu ama etkisi bitmedi. Turtamın yarılan kafası:)) iyi görünüyor. Umarım yarın dikişleri alınır. Hala annemle uğraşıyorum. Bakamadın el kadar çocuğuma:))
Küçük yavrumun hasretliği artarak devam ediyor. Her akşam evde olduğu günleri görebilirim inşallah.
Bazı günler çok zor geliyor. Neden hasretlik çekiyorum. Neden ben diyorum. Asla isyan etmiyorum. Acaba bir hatam mı oldu da bunları yaşıyorum diyorum ya da bu sınavdan nasıl çıkacağım diyorum. Bu soruların cevapları yok aslında tek bir cevabı var "sabır"
Araba alma girişimlerimiz hızla devam ediyor ama sık sık sekteye uğruyor. Bazen sabırsızlanıp acele ediyorum bir an önce olsun istiyorum olmayınca da hayal kırıklığı yaşıyorum. Hayırlısı diyorum. Ben böyle dedikçe hasretliğim artarak devam ediyor. Ama ne kadar acele etsem de nasip olmayınca olmuyor.
Bazen bırakıyorum peşini Rabbim herşeyi yoluna koymuştur diyorum. Koymuştur da muhakkak ama gönlüme söz geçirmem zor oluyor.
Ağlıyorum, sonra ağladığım için utanıyorum. Çocuklarını kaybedip bulamayan kara topraklara veren annelerin yanında acım ne olur ki?
Şu an yanımda bıcır bıcır eden yavrumun (yavrularımın) varlığından öte zenginlik ve mutluluk yok...
12 Mart 2011 Cumartesi
KINALI KUZUM YARALI KUZUM
Dün annemin günü vardı yani Turta ve annem gezmede olacaklardı.
Saat 3 gibi odamdan çıkmıştım peşimden arkadaş telefonun çalıyor diye getirdi bana, bir baktım annem 3 kez aramış.
İçim bir cız etti çünkü gezmedeler çok önemli birşey olmasa aramaz hem de 3 kez.
Aradım ağlamış "kazamız savuştu Tuğra düştü başı kanadı ama şimdi iyi merak etme" dedi
Evet bende merak etmedim biliyor musunuz:(( Emanet ya annem büyütüyor sandım. Hatta 4 gibi tekrar konuştuk gelebilirsen gel de bak çocuğuna demesine rağmen çıkmama az kaldı gelince bakarım merak etme dedim. Keşke gitseymişim. Akşam eve geldiğimde manzaranın kötülüğü beni korkuttu Hatta kanaması devam ediyordu. Hemen eşimi aradım hastaneye götürdük. Doktor niye beklediniz dikiş atılması lazım dedi. Röntgen çekildi çok şükür birşey çıkmadı. Ama 6 adet dikiş atılmasından kurtulamadık.
İlk kez dikiş olayıyla karşı karşıya geldim. Hala aklıma geldikçe içim eriyor.
Yine de çok şükrediyorum. Allah beterinden korusun.
Tuğra normal hayatına döndü ama annem şoku atlatamadı, bende pis pis şakalar yapıyorum.
- Arkadaşlarınla lafa daldın benim çocuğumu unuttun değil mi?
- Bakıcı arıyorum, sen bakamıyorsun.
gibi...:))
2 Mart 2011 Çarşamba
ROBİNSON CRUSOE
Geçen akşam işten eve gelir gelmez kitap okumak istedim. Kayra'nın kitaplığından bu kitap elime geçti. Çocukluğumda okuduğumu hatırlamıyorum. Kitabın konusunu bilsem bile çok sürükleyiciydi. Hep merak etmişimdir ıssız bir adada nasıl yaşanır diye. İnsanı medeniyetten uzak kalmak değil de yalnızlık öldürür gibi geliyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

